Cep Telefonlarında Teknoloji Tıkandı mı? Yoksa Tıkananlar Üreticiler mi?

Bence hiç bir yere gitmiyor, gidemiyor. Piyasayı biraz takip eden kişiler bariz “tıkanmayı” görebilir. Heyecan verici sürpriz modeller yok artık.

-Sadece gıdım gıdım artık ilerlemede sona gelinmiş donanım yükseltmeleri,

-Kozmetik iyileştirmeler,

-Alt modellerin de yapabileceği ama ticari olarak üst modelleri satmaya yönelik eski modellere çıkmayan biraz fark yaratan uygulamalar,

-İhtiyaç fazlası sırf fark yaratmak için konan şeyler…

Continue reading “Cep Telefonlarında Teknoloji Tıkandı mı? Yoksa Tıkananlar Üreticiler mi?”

Zurrani Wishlist

Bu sene doğum günümden önce facebook’tan doğum günümü gizlemedim. Genelde her sene  böyle yapıyorum ve böylelikle doğum günümü hatırlayan kişi sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor (bir sene bir elin parmaklarını dahi geçmemişti). Facebook yokken ben de daha çok arkadaşımın doğum gününü hatırlıyordum şahsen. Facebook geldi, bir gevşeklik bir gevşekliktir ki gidiyor artık.

Doğum günü tebrikleri birkaç kategoriye ayrılabilir. Aileyi bu kategori dışında tutarsak;

-Facebook tebrikleri

-Telefon açanlar ve manayla iki sohbet ettiğimiz arkadaşlarımız

-Pasta alanlar (genellikle aile ve iş arkadaşlarıdır bu kardeşlerimiz)

-Arkadaşlıkta daha yakın hissedenler ve bunu bir hediye ile pekiştirmek isteyenler

Continue reading “Zurrani Wishlist”

Dünyaca Ünlü Olan Temel (Fıkra)

Temel italya”da Fiat fabrikasinda işçi olarak çalışmaktadır. o dönemin Sovyet lideri Kruscev resmi bir ziyaret icin italya’ya gelmistir. Programda Fiat tesislerini ziyarette vardır. Kruscev Fabrikanin tezgahları arasinda dolasirken Temel ile karşılaşır. Herkesin gözü önünde ””Vay Temel…”” diye sarilip kucaklaşırlar. Ayaküstü sohbet ederler.

Tüm protokol bu dostluktan dolayı büyük bir şaşkınlık yaşamaktadır. Konuk gittikten sonra patron Temel’i çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sorar. Temel ”Hiiç” der. ””Ben eskiden komünisttim.. . 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştık.”” Olay unutulmuştur. Üç beş ay sonra bu kez Amerika başkanı Nixon gelmiş İtalya’ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti söz konusudur. Tezgahların arasında ””Vay Temel. Vay Nixon.”” muhabbeti yaşanır. İyice meraklanan patron ziyaretten sonra Temeli yine çağırır. Soru da cevap da aynıdır; ””Bir ara Amerika”ya göç etmeye kalkıştım. New York’ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu..””

Olay bu kadarla kalsa iyi. İki ay sonra Fransa başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca Patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Temel”in uluslararası çevresi var.

-De Gaulle”ü nereden tanıyorsun?
-Nazilere karşı Paris”te yeraltı savaşı yapıyorduk… Özel kuryesiydim.
-Sen herkesi tanır mısın?
-Evet, hemen hemen… Patron iyice hırslanmış.
-Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.
Temel gülmüş. ””Tabii. Yakın arkadaşımdır.””
Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış :
-İspatla… İspatlayamazsan kovarım…
Temel :
-Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım.
Patron pazar”ı iple çekmiş. Vatikan”da Papayı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Temel… Kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor. O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış..
Temel bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papaya ””Bana müsaade” deyip meydana koşmuş. Agnelli yerde yatıyor.. Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.
Temel çevresindekilere, ””Bu benim patronumdur; ne oldu?”” diye sorunca biri cevap vermiş :
– Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna dönüp, ”Şu sağdaki bizim Temel, ama yanındaki kim?” diye sorunca seninki düşüp bayıldı. 🙂

Teknoloji neden gelişiyormuş gibi gözükür ama gelişmez?

2000’lerden beri bazı teknoloji haberleri zaman zaman aynı metinlerle ve içeriklerle çıkar. Kansere çare bulundu, su ile çalışan araba üretildi, hidrojen pillerinin verimliliği %70 arttı, güneş enerjisi şöyle böyle oldu…

Facebook ve bilimum sosyal medya virüsümsüleri

Eskiden forward mailler ve spam mailler var idi, yeni nesil bilmez, kıl payı kaçırdılar. Spam mailler gerçekten spam mail idiler, şimdiki fırsat sitelerinin bir şekilde onaylanmış ve gelmeye başlamış mailleri değildi. Genelde çükümüz için olan bu maillerden bolca düşmüştür mail kutumuza. Sonra Servis sağlayıcıların spam filtreleri gelişti vs derken bunlar azaldı, bir kısmı ise yeni çağa ayak uydurdu.

mükemmel mangal yoktur, az et vardır…

Pazar günkü mangal etkinliğinin devamında mangal etkinliklerinin aksayan yönlerini yazmak istedim. Güzel bir etkinlikti, Adapazarı Poyrazlar Gölünde sabah kahvaltı devamında öğleden sonra da mangal yaptık. bol bol yedik, bol bol yandık güneşte, maç yaptık sağımızı solumuzu incittik, günün sonunda perte çıktık. sabah yorgunluğu atamadan uyanıp işe doğru yola koyulduk. Yani olması gereken her şey var idi 🙂 Aile pikniğiydi bizimki, ondan önceki son mangalım da yine Poyrazlar’da Mustafa abi, Semih, Sercan, Cihan ve Cüneyt abi ile geçen sene idi. Arkadaşlarla ya da aileyle yapılması çok fark etmemekle birlikte mangal etkinliğinin aksayan yönleri ortalama şunlardır:

facebook ve twitter maksimum haber akışı sınırları (user cache)

image

Daha önceden kontrol etmiştim, az önce bir daha kontrol ettim.

Facebook haber akışımda bugünden (5 haziran) azami 13 gün geri gidebildim (23 mayıs). Time Line’ımda ise paylaştığım bir çok şey geriye dönük duvarımı kontrol ettiğimde yok, cache’e alınmıyorlar. Tahminen sadece facebook’un reklam politikaları çerçevesinde kullanılmak üzere database’de sıkıştırılmış olarak bekliyor.

Twitter‘da ise durum biraz dahavahim. akışta bugünden geri azami 5 gün geri gidebildim (31 mayıs). takip ettiğim kullanıcı sayısı 130, çok da değil. Kendi attığım 2000 küsür twitinse ilk twitine kadar ulaşabildim. birileri sınır olduğundan bahsetmişti ama demek ki twit sayısı ile alakalı imiş bu da.

Aslında yazdıklarım, paylaşımlarımız tam olarak bizim değiller. Bunu da ilk kullanıcı sözleşmesinde biz kabul ediyoruz (hiç okumadığımız ama okunacak gibi de olmayan uzun kullanıcı sözleşmeleri). O yüzden Facebook da twitter da tüm paylaşımlarımızı bize göstermek zorunda değil geriye dönük. Göstermiyor da zaten.

Özetle tam bir carpe diem tadında iki sosyal medya ortamı da. Okudun okudun, yakaladın yakaladın. Ardına bakma, devam et yoluna…