modası geçmeye başlayan fiziksel medya araçları

modası geçmeye başlayan fiziksel medya araçları

2011
04.21

Bazı teknolojik yeniliklerin ömrü uzun olur. Yıllarca bizimledirler. Bazıları ise bu kadar şanslı olmaz, Ortaya çıkıverirler, bir süre parıldarlar ve hızlıca sönerler. Tümevarıma bağlarsak her teknolojik yenilik eskimeyi tadacaktır. Yeter ki bir üst sürümü veya daha iyisi piyasada boy göstersin…

Dijital çağ hızlı bir şekilde hayatımıza girdi. Cep telefonları, kişisel bilgisayarlar, internet, sosyal medya… İnsan takip etmekte güçlük çekiyor. Çoğu durumda zorunlu da değil takip etmek aslında. Ancak ütopik olmayan bu değişimler bizzat çevrenizde yaşandığı zaman bir yere kadar kayıtsız kalabiliyorsunuz. Ya bir süre sonra bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan olacaksınız, ya da ucundan da olsa takip etmek zorunda kalacaksınız. Bu kullanıcı açısından yaşadığımız durum. Bir de üretenler cephesi var. Onların durumu daha ciddi, rekabet için yeni teknolojileri takip etmeleri, bununla yetinmeyerek yeni fikirler ve teknolojiler ortaya koymaları gerek.

Bazı teknolojilerin ömrü kısa olur demiştik ya. Her eve VHS kaset oynatıcılar girmeden VCD oynatıcılar girdi hayatımıza. Bir önceki teknolojiden daha pratikti, daha ulaşılabilirdi, daha ucuzdu. Sonra DVD oynatıcılar çıktı. Bir üst segmenti belli zaman farklarıyla piyasaya sürmek bazen tutmayabiliyor. Çünkü eğilimler daha çabuk değişebiliyor. Öyle de oldu. Kişisel bilgisayarlar daha çok eve girmeye başladı, Film formatı olarak Divx’lerle tanıştık. Bilgisayar harici medya oynatıcımızın da sadece VCD ve DVD oynatması bizi tatmin etmedi, Divx de oynatmasını bekledik. Bu yüzdendir ki salt DVD oynatıcılar VCD oynatıcılar kadar satılmamıştır ülkemizde. VCD DVD Divx oynatıcılar da kişisel bilgisayarlar kadar. Sonra yüksek hızlarda internetle tanıştık (adsl). Korsan medya kullanımı dünyanın olduğu gibi ülkemizin de bir gerçeği. Filmlerimizi internetten indirmeye başladık. Harddisklerimizin kapasitesi sınırlıydı, bağlantı hızlarımız ise şu ana göre düşüktü. Filmleri ve indirdiğimiz başka şeyleri önce CD’lere, sonrasında DVD’lere yazdık. DVD formatından daha yüksek kapasitede medya formatına ihtiyaç hissetmeye başladık. Bu arada HDD’lerin kapasiteleri artıyor ve Gb başına düşen fiyatları da düşüyordu. İnternet hızlarımız da artmaktaydı. Blueray formatı piyasaya girdi ama istenen ya da beklenen yaygınlaşmayı elde edemedi. Yeni teknoloji olmasının sonucu olarak fiyatları pahalıydı. Ve veri depolamada Gb başına düşen fiyatları HDD fiyat/performansının bile gerisinde kaldı. Peki son kullanıcı eğilimi ne noktada? Artık filmlerimizi DVD’lerde arşivlemiyoruz. İzliyoruz ve siliyoruz. Taşımak için USB bellekler kullanıyoruz. Arşivlemek istediğimizde sadece yüksek kapasiteli film klasörümüzde tutuyoruz. Çoğumuzun blueray sürücüsü yok, hatta DVD Rom’larımızı bile ayda bir kaç kez çalıştırıyoruz.

Aynı durumun benzeri Dijital oyunlarda da yaşanıyor. Korsan eğiliminin aksine artık çok daha fazla oyuncu orjinal oyun kullanıyor ve oyun için belli bir bütçe ayırıyor. Steam, GOG, Direct2Drive gibi dijital indirme servisleri kutulu satışları toplamda geçmiş durumda. Artık daha az kişi Kutulu oyun tercih ediyor. Medyanın kopya koruma özellikleriyle uğraşmak istemiyor. Dünya çıkış tarihiyle aynı tarihte oyuna ulaşmak istiyor; kurulum, yedekleme, güncelleme, topluluk gibi özelliker için dijital indirmeyi tercih ediyor. Ayrıca dijital indirme platformları (steam) oyunların fiyatlarına olumlu katkıda bulunuyor. Dijital indirme serbest yapımların da önünü açtı, popülerliklerini arttırdı. Bir çok küçük çaplı oyun stüdyosunu büyük dağıtımcı firmaların gölgesinden kurtardı. Oyun sekötrünün üretkenliğine katkı sağladı.

MP3 formatı tüm hukuksal engellemelere karşı savaşı kazandı. Artık müzik endüstrisi kullanıcı eğilimlerini kabullendi. Ve dijital indirme mağazaları bir bir açıldı. Bugünler itibariyle MP3 satışlarından gelen gelirler albüm satışlarından gelen gelirleri bir hayli geride bırakmış durumda.

Kitaplardan bahsedelim. Dünyada e-kitap satışları başladıktan sonra sektör bir ve ikinci yıl hesaplarının üzerinde büyüdü. Hızlı büyüme daha fazla popülerlik doğurdu ve talep arttı. An itibariyle e-kitap satışları basılı kitap satışlarını bir çok ülkede bir hayli geride bırakmış durumda. E-kitaplar yayıncı firmaların yazarlar üzerindeki baskılarını da etkiledi. Yazarlar daha özgür hale geldi. Yani e-kitap okuyuculara katkı sağlayacağı gibi yazarların üretkenliğine de katkı sağlayacak önümüzdeki yıllarda. Türkiye’de e-kitap olayı dünyadaki gibi hızlı yükselmedi, ürün sayısı hala çok yetersiz. Bunu yayın firmalarının tekel gücüne bağlıyorum. Ancak er geç bu tekel kırılacak ve biz dünyadaki dönüşümü yakalayacağız. Sadece bir gecikme söz konusu, e-kitap inovasyonu engellenemez.

E-dergiler de e-kitaplar gibi yükselen bir format. Hem daha ucuz, hem de ulaşılabilirlik ve arşivleme açısından çok daha avantajlı. Türkiye’de satılan bir çok derginin e-dergi alternatifi var.

Özetle tüm kullanıcı kitlesinin olmasa da hatrı sayılır kullanıcı kitlelerinin dijital içerik talepleri var. Bu eğilim giderek de artacak. Bu eğilimi erken fark eden farkeden üreticiler sektörün liderliğini ele geçirdi. Bu eğilime direnen üreticiler ise yenilikçilik karşısında direndikleri ölçüde bu işten zararlı çıkacaklar.

Tags: dijital dağıtım, dijital içerik, dijital indirme, e-book, e-dergi, e-kitap, fiziksel medya, steam, zurrani

This entry was posted on Perşembe, Nisan 21st, 2011 at 01:17 and is filed under teknoloji. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *